Eski ispanyol haritacıların sevgilileri harita çizilirken benim içinde bir ada çiz derlermiş.İspanyol
haritacısı da sevgilisi için gerçekte olmayan bir ada çizermiş.Eski İapanyol haritalarında böyle sevgiliye
armağan adacıklar olurmuş.
Kristof Kolomb bir deniz seferinde, haritadan anlayan bir İspanyol'a gemide suların azaldığını, haritada
görülen şu adacıkta içme suyu olup olmadığını sorunca İspanyol gülümsemiş:Efendim, o adanın varolduğunu sanmıyorum.
Onu çizen haritacı sevgilisine çizmiştir. demiş de gerçek ortaya çıkmış.Sevgilsinden haritada bir ada isteyen İspanyol
kadını da ona o ada hediye eden İspanyol haritacı ne güzel şey yapmişlar.İngiliz Kralı Edward da sevdiği kadına bir
krallık armağan etmişte nice kadını heyecandan titretmiştir.
Çizecek haritası olmayanlar,vazgececek krallığı olmayanlar ne yapsın???
Bütün bunlar sembol deilmi? Haftardır görmediğimiz bir dosta bir kart göndermek aklımızdan geçmez.Aynı kentteyiz,
nasıl olsa yakınız diye düşnürüz..Oysa değilizdir...
İnsan insanı kaybediyor ve bulamıyor:(((
Aynı kentte de olsa,aynı semttede olsa...Hatta aynı evde de olsa.....
Sonrada soruyoruz...Neyim var,ne oluyor,eksiklik ne?Eksilen insan.Ve kendimiz.
Bir haritaya ada çizip de bu senin adan demeyi unutuyoruz.Oysa herkesin bir adası olabilir.Denizler öyle büyükki.
Duyguları unutuuyoruz...Vermeyi unutuyoruz...Kendimizi beklemeye aliştiriyoruz...Sonrada neyi beklediğimizi unutuyoruz...
Eksiliyoruz...Neden eksildiğimizi bilmeden...
14 Mart 2010 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

patronum ne güzel demişsin yazmişsın helal olsun
YanıtlaSil